nevresim
25 Mayıs 2010 Salı
  beyoğlundayken
istanbul mu?
yüksek çatılar arasında bir terasta otururken başının üstünden bir martı geçer; anlarsın.
denize yakınsın.
 
16 Mayıs 2010 Pazar
  neden olmasın
biz dünya üzerinde tam geçiş evresinde var olan zavallı bir nesiliz. Belki bizden 2-3 sonrakilerin hali daha da fena olacak ya da daha ötesinin. bugün yaşamın doğallığını elimizden aldığı için kızdıklarımız -yani kendileri değil de kimi araçları- yarın bize doğayı yeniden kazandırabilir. bir şeyler değişebilir, ama yine de insanın doğasındaki toprağa bağlılık yaşayabilir. yapay dediğimiz her şey bizim doğamız; hala burdayız değil mi! sadece sabır, eylem ve doğru faydalanım; ne betonları ne de çelikleri yıkmak gerekir.

oluşum evresindeyken bir şeyler önce dağılır saçılır pasaklanır sonra toparlanır adam olur. evren bile hala saçılıyor...
ama evren toparlanmaya başlamasın.
 
moda taraflarında yürürken neden bilmem aklıma geldi. nevresim. art arda art arda hızlı hızlı söyledim. duyduğum, bildiğim en anlamsız kelimeydi.

geçmiş

Nisan 2010 / Mayıs 2010 / Haziran 2010 / Ekim 2010 / Kasım 2010 / Aralık 2010 / Ocak 2011 /